Şiddet gören kadınların tek başına yüklendiği, çarelerin tükendiği aşama:

ŞİDDETTEN KAÇIŞ

Sibel Dağ / Sosyolog

Süreklilik gösteren şekilde şiddete maruz kalan kadınların karşılarındaki sorunla ilgili farkındalığı arttıkça kendilerini korumak için harekete geçme olasılıkları da artıyor. Bu anlamda şiddet eğilimli erkeklerin taşıdığı belirgin özelliklerin bilinmesi, kadınların risk değerlendirmesi yaparak derhal önlem almalarını sağlaması açısından hayati öneme sahip.

 

1. Erkek Şiddetini Tanımak

Toplumsal, tarihsel ve politik yönleri olan bir sorunu birkaç cümleyle özetlemek kuşkusuz yetersiz ancak kadına yönelik şiddetin kaynakları arasında sosyo-kültürel nedenlerin önemli bir yeri var: Bireylerin (erkekler ve kadınların) erkeğin şiddet uygulamasının olağan bir davranış olduğu kabulüne dayanan normlar içinde yetişmesi; geleneksel değerlerin erkeğe kadının hayatı ve davranışları üzerinde kontrol hakkı vermesi ve kadın buna uymadığında onu cezalandırmayı hak görmesi bunların başında geliyor.

Şiddetin meşru olduğu ve dolayısıyla cezasız kaldığı böyle bir toplumsal zeminde erkeklerin şiddete yönelmesi kolaylaştığı gibi taşıdıkları bireysel ‘patolojilerin’ gizlenmesi de mümkün olabiliyor. Aslında şiddet eğilimi bir tür öfke kontrol sorunu olmanın ötesinde boyutlara sahip bir mesele. Soruna karşı direnç geliştirebilmek için bakışımızı şiddet faili erkekler üzerine odaklamakta fayda var.

 

Şiddet Uygulayan Erkeklerin Haleti Ruhiyesi

Şiddet eğilimli kişilerde ortak bir takım davranışlar gelişmesinin arkasında erkek egemenliğine dayalı toplumsal cinsiyet rollerinin erkeklere kazandırdığı zihinsel/duygusal donanımların yanı sıra çocukluk yaşantıları, gelişimsel süreçler ve biyopsikolojik etkenler yer almakta.

Şiddete başvurmayı bir yaşam biçimi haline getirmiş bireylerin görünenin aksine iç dünyalarında son derece ‘zayıf’ olmalarının önemli bir benzerlik olduğu söylenebilir. Bu kişilerin genellikle

• İsteklerini, duygularını fiziksel güç kullanmadan ifade etmeyi öğrenememiş,

• İletişim becerileri zayıf,

• Özgüveni ve özsaygısı düşük,

• Hayatlarındaki olumsuz olay ve durumlarla başa çıkamayan,

• Yetersizlik duygusuyla baş edemediğinde şiddeti bir çıkış yolu olarak gören,

• Dürtülerini nasıl kontrol edeceğini bilmeyen,

• Benliğinde - iç dünyasında yoğun bir şekilde terk edilme korkusu hisseden,

• Kadını şiddet ve tehditle bastırarak terk edilme riskini azalan,

• Kadının öz güveninin yok ederek kendini güçlü hisseden,

• İçten içe hissettiği zavallı ve eksik yönlerini kamufle etmeye çalışan bireyler olduğu görülmektedir.

Bu duygusal/düşünsel hallerin kadınların hayatına mal olmasına neden olan risk artırıcı faktörler arasında ise madde bağımlılığı, suç çevreleriyle (mafya, çete, yer altı dünyası vs.) ilişki ve psikotik bozukluklar geliyor. Yapılan araştırmalar şiddet eğilimli erkekler arasında "kişilik bozukluğu" tanısı konulanlara sık rastlandığını göstermektedir.

• Bu kişiler patolojik olarak kıskançtır.

• Herhangi bir gerekçe olmaksızın eşinin/partnerinin sadakatinden sürekli şüphe duyar.

• Çevresindekilerin bağlılığından ve güvenilirliğinden emin değildir.

• Kuşkucu, tedirgin ve gergindirler.

• Kontrol saplantısı içindedirler.

• Başkalarının haklarını yok sayma eğilimindedirler.

• Davranışlarının sorumluluğunu almayan inkarcı tutum içindedirler.

• Kendi çıkarı için her tür saldırgan davranışı sergileyip umursamaz, acımasız, bencil olabilirler.

• Karşısındakinin herhangi bir sözünden/davranışından küçük düşürülme, aşağılanma gibi anlamlar çıkararak saldırıya geçebilirler.

• Problemleri için sürekli başkalarını suçlamayı yeğlerler.

• Vicdan duygusu eksikliği içindedirler.

• Saplantılı – gerçek dışı düşüncelere sahiptirler.

 

Kadınların İfadeleriyle Şiddet Faili Erkekler

Şiddet gösteren erkeklerle yaşayan (yaşamak zorunda kalan) kadınların sıkça dile getirdikleri şekliyle karşımıza şöyle bir tablo çıkıyor:

• "Aşırı kıskanç, küçük yaş erkek çocuklardan dahi kıskanıyor; pazara, çarşıya birileriyle buluşmak için gittiğimi düşünüyor; perde açıksa, yatağın örtüsü bozuksa şüphelenip şiddete başvuruyor."

• "Dışarıya karşı çok farklı bir insan, kimse onun evde yaptıklarını tahmin edemez, söylesem inanmaz; başkalarına çok iyilikseverdir, herkesin yardımına koşar, herkes onu çok sever, saygı duyar."

• "Bazen melek bazen şeytan gibi tanıyamıyorum. Ani huy değiştiriyor."

• "Küçük şeyleri bile bahane ederek saldırıyor, dövüp eziyet ettikten sonra çok pişman oluyor, ağlayıp yalvarıp özürler diliyor, "yapmak istemiyorum ama elimde değil" diyor, bir daha asla olmayacağına yemin ediyor, kurana el basıyor, "sensiz yaşayamam" diyor, "ayrılırsan/ boşanırsan kendimi öldürürüm" diyor, "ayrılırsan/ boşanırsan seni öldürürüm" diyor."

Cinayete kurban giden çok sayıda kadının hayatları süresince maalesef bu döngüye maruz kaldıkları görülmektedir. Bu okuduklarınız tanıdık geliyorsa siz de risk altında olabilirsiniz!

 

2. Önlemler

Tehdit, baskı, kaba şiddetin yanı sıra sadistik (kadın bedenine sigara söndürme, jiletle kesi atma vb.) yöntemler kullanan erkeklerle şu veya bu nedenle (evliliği kurtarmak, çocukların büyümesini beklemek, ekonomik sorunlar, toplum baskısı, duygusal nedenler) birlikteliğini sürdüren kadınların bu sarmaldan kurtulmaları için onlara verilebilecek desteklerden biri de durumun ciddiyetini fark ettirebilmek ve önlem almaya yöneltmektir. Bazı basit ve küçük adımlar kapalı kapılar ardında her gün erkek şiddetine maruz kalan kadınlar için hayat kurtarıcı olabilmektedir.

 

Bir Güvenlik Planınız olmalı

Acil durumlarda (örneğin gecenin bir yarısı başınıza gelebilecek darp, evden atma, öldürmeye teşebbüs gibi olaylarda) kimi arayacağınızı, kimden destek isteyebileceğinizi önceden düşünerek bu kişileri durumdan haberdar etmelisiniz. Güvendiğiniz komşularınızdan gerektiğinde polisi aramaları için yardım isteyebilirsiniz.

Evden ayrılma fırsatı yakaladığınızda yanınıza almak üzere değerli belgelerinizi bir arada tutmalı mutlaka güvenilir bir yerde muhafaza etmelisiniz.

 

Yanınızda bulundurulması önerilen belgeler:

• nüfus cüzdanı, varsa ehliyet, pasaport vb.

• kendinize ait varsa diploma ve sertifikalar

• banka kartı, kredi kartı, market kartı, sosyal yardım kartı gibi maddi değeri olan belgeler

• elektrik, doğalgaz, su, telefon vb hizmet sözleşmeleri

• şiddet raporları -sağlık raporları - mahkeme kararları gibi önemli belgeler

• varsa ortak mülklere, taşınmazlara ilişkin belgeler

• çocukların kimlikleri, okul ve sağlık belgeleri

Yakınlarınızın telefon numaralarını, önemli iletişim bilgilerini cep telefonu dışında yazılı olarak üzerinizde veya kolay ulaşacağınız bir yerde bulundurmalısınız. Faillerin başvurduğu ilk iş kadınların telefon, sim kart vb. imha etmektir.

Çocukların okuluyla önceden iletişim kurmalı, rehberlik servisine veya güvendiğiniz bir öğretmene durum hakkında bilgi vermelisiniz. Aniden evden ayrılmak zorunda kaldığınızda okulla ve çocuklarla koordineli hareket edebilirsiniz.

İşyerinize güveniyorsanız ve size destek olabileceklerine inanıyorsanız durumunuzu önceden paylaşabilir, korunmaya çalıştığınız kişiye karşı önlem almalarını sağlayabilirsiniz.

Kadınları mağdur etmek için erkeklerin sık başvurduğu yollardan biri de kadını ekonomik yönden zarara uğratmaktır. Bu anlamda her fırsatı kullanabilecekleri için banka- maaş - sosyal yardım kartlarına el koymasını engellemelisiniz. Şiddet gördüğünüz kişinin kimliğinizi kullanarak kredi almasına, senet yapmasına, faturaları sizin üstünüze geçirerek borçlandırmasına izin vermeyin, vekaletname verdiyseniz iptal etmeniz yararınıza olacaktır.

 

Yasal ve Sosyal Haklarınızı Kullanmalısınız

Şiddete maruz kaldığınızda ve can güvenliği riski yaratacak bir durumla karşılaştığınızda 155 Polis İmdat hattını aramalısınız (taşrada Jandarma 156). Alo 183 Sosyal Hizmet Danışma Hattı’ndan da yardım isteyebilirsiniz.

Gidecek yeriniz yoksa emniyet birimlerinden sığınmaevi talep edebilirsiniz.

6284 sayılı (Ailenin Korunmasına ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesine Dair) Kanun’dan yararlanarak şiddet uygulayana karşı evden uzaklaştırmak, iletişim araçlarıyla rahatsız etmesini engellemek, evinize, işinize vb. yaklaşmasını engellemek gibi tedbir kararlarından yararlanabilirsiniz. Bu kişinin ailenize, arkadaşlarınıza tehdit oluşturması durumunda onları da söz konusu kanunun ilgili maddelerinden yararlanmaya yönlendirebilirsiniz.

Çocuklarınızın güvende olmalarını sağlamak için evden ayrılırken onları da yanınıza alabilirsiniz, çocuklarınızla birlikte sığınmaevine başvurmanız hukuki sorun yaratacak (‘çocukları kaçırma’ suçlamasına maruz kalmanıza sebep olacak) bir durum değildir. Ayrıca boşanmayı beklemeden ‘geçici velayet’ için mahkemeye başvurabilirsiniz.

Ortak mülklerin izniniz olmadan satılmasını engellemek için müşterek konuta şerh koydurtmak (tapu müdürlüğüne dilekçe veya mahkemeye başvuru yoluyla) gibi bazı önlemler alabilirsiniz.

Hukuki yardıma ihtiyacı olup maddi olanağı bulunamayan kadınlar Baro’nun Adli Yardım Bürolarına başvurarak ücretsiz avukat talep edebilirler.

PTT müdürlüklerinden e-devlet şifresi edinerek davalarınızı takip edebilir, adres –ikamet değişikliklerinin tebligatlarda yaratacağı sorunları engellemiş olursunuz.

(Kaynak: Petrol-İş Kadın Dergisi, Sayı 54, Ocak 2017)