• industriAll global
  • industriAll europe
  • Retun See
  • Petrol-İş Kadın Dergisi
Belgesel: Petrol-İş Tarihi

Almanya'da Metal İşçilerinden Son Uyarı

16.02.2015

Almanya’da metal işkolunda 2015 toplusözleşme dönemi hareketli geçiyor. Barış döneminin sona ermesiyle birlikte yüzlerce fabrikada üretimi durduran metal işçileri, patronlara taleplerinin arkasında olduklarını gösterdi. Sendikanın verdiği bilgiye göre 500 binden fazla metal emekçisi uyarı grevlerine katıldı.

Birçok fabrikada üretimi saatlerce durduran metal işçileri ücretlerinin ciddi bir oranda artması için mücadele etmekte kararlı olduklarını ortaya koydular. “Yaşlılıkta Kısmi Emeklilik”(ATZ-“Altersteilzeit”) konusunun da işçilerin sahiplendiği bir talep olduğu da uyarı grevlerinde ve eylemlerde görülüyor. Yaşlı ve genç işçiler ortak taşıdıkları döviz ve pankartlarda, “Ben erken ayrılmak istiyorum - Ben kadrolu olmak istiyorum” görüşünü ifade ediyor.

Metal patronlarının üzerine konuşmak bile istemedikleri bir talepte eğitimle ilgili. IG Metall’in “Kısmi Eğitim  Süresi” (BTZ-“Bildungsteilzeit”) olarak ifade ettiği talebi de işçiler savunuyor. Genç işçiler, “madem bizden ömür boyu öğrenmemizi, kendimizi geliştirmemizi istiyorlar o zaman bunu maddi olarak karşılamak zorundalar” görüşünde.

‘SORUMLUSU BİZ DEĞİLİZ’

TİS görüşmelerini ve uyarı grevlerini değerlendiren IG Metall İkinci Başkanı Jörg Hoffmann, “Metal işverenleri artık masaya ciddi bir teklif ile gelmeliler. Biz o konuyu tartışmayız, bu konu bizi ilgilendirmez diyerek işin içinden çıktıklarını düşünüyorlarsa yanılıyorlar” dedi.

Bavyera, Baden-Württemberg, Orta Almanya (“Mittelgruppe”), Aşağı Saksonya, Kuzey Almanya, Berlin-Brandenburg ve NRW bölgelerinde görüşmelerin devam ettiğini söyleyen Hoffmann, işverenlerin şimdiye kadar hiçbir bölgede ciddiye alınabilecek bir teklifle masaya gelmediklerini söyledi. “Yaşlılıkta Kısmi Emeklilik sözleşmesi uzun yıllar başarılı bir şekilde yürürlükte olmasına karşın için boşaltmak istiyorlar. Yüzde 4 olan başvuru hakkını yüzde 50 düşürmek istiyorlar. Kısmi Eğitim Süresi konusunu tartışmak bile istemiyorlar” diye konuşan Hoffmann, şöyle devam etti: “Bu durumda ortamın sertleşmesi çok doğal. Ama kimse bizi sorumlusu olarak gösteremez.”

‘IG METALL HAYALLER DİYARINDA’

Metal İşverenleri Birliği (Gesamtmetall) Başkanı Rainer Dulger, “IG Metall sendikasının üyelerini gerekleşmesi mümkün olmayan talepler etrafında topluyor” dedi. “Süddeutsche Zeitung” gazetesine demeç veren Dulger, ücret konusunda çok fazla bir sorun yaşanacağını düşünmediğini söyledi. “Ama IG Metall diğer iki talebiyle aslında çalışma sürelerinin kısaltılmasını hedefliyor. Yaşlılıkta Kısmi Emeklilik önerisiyle 67’de emeklilik yasası boşa çıkartılıyor. İşverenler yasal olmayan bir uygulamaya zorlanıyorlar, biz bunu kabul etmeyeceğiz” diye konuşan Dulger, devam etti: “Kısmi emekliliğe başvuranların çoğu sağlıklı. Bugün yaşlıyım diye emekliye ayrılan biri yarın kalkıp bisikletle Alp dağlarında tur yapıyor. Bu tür sonuçlara yol açan bir sözleşmeyi biz destekleyemeyiz.”

ÜÇ TALEP,  TEK PAKET

Hüseyin Öncü (WMF İşyeri İşçi Temsilcisi, IG Metall Baden Württemberg Büyük TİS Komisyonu üyesi): IG Metall Baden-Württemberg, bu TİS döneminde yüzde 5,5 ücret zammı, Yaşlılıkta Kısmi Emeklilik sözleşmesinin geliştirilmesini ve Kısmi Eğitim uygulamasına geçiş için bir sözleşme talep ediyor.

Emeklilik yasaları değiştirildiği için TİS’ler de elde edilmiş Kısmi Emeklilik Sözleşmesi de yeniden düzenlenmeli. Neredeyse her iki işçiden birinin ‘emekliliğime kadar çalışamayacağım’ korkusu taşıdığı bir dönem IG Metall olarak işçilerin çalışma yaşamından daha erken ayrılabilme olanaklarını sözleşmeyle güvenceye almak istiyoruz.
Ayrıca alt ücret gruplarındaki maaş düzeyi yükseltilmeli ki bu arkadaşlarımız da hiç çekinmeden kısmi emekliliğe ayrılabilsinler. Ağır ve zor işlerde çalışanlara –ki bunlar sadece vardiyalı çalışanlar değildir- kısmi emeklilikte öncelik tanınmasını da talep ediyoruz.

Kısmi emekliliğin koşullarının yerine getirilmediği yerlerde biriken para, farklı bir şekilde emekçiler için harcanmalı, mesela eğitimleri için. Bu nedenle de bu konuda işyeri temsilcilerinin ortak karar verme hakları geliştirilmeli.

Sendikamızın ileri sürdüğü yüzde 5,5’lik ücret zammını gerekçelendirmek çok kolay olduğu gibi zammın ödenebilmesi konusunda da bir sorun yok. Bütün tahminlere göre 2015 yılında da Alman ekonomisi büyümeyi sürdürecek; özel tüketim dün olduğu gibi bugün de büyümeyi teşvik edecektir. Bu nedenle tüketicilerin alım güçlerini yükseltmek

gerekiyor.
Bizim işverenimiz WMF, yıllardır istikrarlı bir şekilde büyümektedir ve yüzde 5,5’lik ücret zammını çok kolay ödeyebilecek durumdadır.

TALEPLERİMİZİN ARKASINDAYIZ

Ayşe Harman (Gillette/Berlin İşyeri İşçi Temsilcisi): Haftalardır arkadaşlarımız değişik bölgelerde işverenlerle görüşüyorlar ama bir milim ilerleme sağlanmadı. Herhalde metal işçilerinin taleplerin arkasında olup olmadıklarını merak ediyorlardı. Eylemlerimizle taleplerimizin arkasında olduğumuzu gösteriyoruz. Bizim için ileri sürülen üç talepte çok önemli. Ücretlerin ciddi bir oranda artması artık zorunluluk haline geldi. Yaşlılıkta kısmi emeklilik konusu da hem yaşlılar hem de gençler için önemli. Bazı arkadaşların artık dayanacak güçleri kalmadı. Bu arkadaşların fazla maddi kayıpları olmadan erken emekliliğe ayrılmalı hem kendileri hem de gençler için iyi olacak. Sonuçta boşalan yerlere genç işçiler alınabilir. Herkes özellikle de işverenler bütün ömür boyu öğrenmekten söz ediyor. Ama iş uygulamaya gelince ilk önce onlar sorumluluktan kaçıyorlar. Bence işçilerin eğitim hakları toplu sözleşmeyle güvenceye alınmalı.

İŞVERENLERİN KÜSTAHLIĞI

Karin Geiger (WMF Geislingen/ İşyeri İşçi Temsilcisi/IG Metall): Müzakerelerin şuan gelmiş olduğu nokta işverenlerin komik ve küstah tutumunu göstermekte. Onlar sürekli daha fazla kâr yapıyorlar, peki işçilerin eline ne geçiyor? Asıl olarak işçiler, işletmelerin ayakta kalmasını sağlıyorlar ve dolayısıyla IG Metall’in ileri sürmüş olduğu haklı talepleri de hak ediyorlar.

AHLAKSIZ BİR TEKLİF

Gürhan Ağ (Bosch Waiblingen, İşyeri Temsilciliği Başkanı): Bu TİS dönemi için taleplerimizi fabrikada zamanında belirledik. Fabrika içinde belirlediğimiz bütün taleplerimizi sendika içinde kabul ettirememize rağmen IG Metall’in taleplerinin arkasındayız. Üç talepte bizim için çok önemli. Talepler hakkında bütün işçi arkadaşlarımızı bilgilendirdik ve daha duyarlı hale gelmelerini sağladık. Barış dönemi sona ermesiyle birlikte fabrikada sabah ve öğlen vardiyalarında enformasyon toplantıları düzenledik; her defasında üretim yarım saat durdu. IG Metall Waiblingen Şube yönetiminde aldığımız bir karar doğrultusunda 10 Şubat gününü bölgemiz için “eylem günü” ilan ettik. Bosch’da sabahçıları ve öğlencileri iş bırakmaya ve eylemlere katılmaya çağırdık. Hedefimiz Südwestmetall’e taleplerimizin arkasında olduğumuzu göstermek ve gerekirse grev oylaması yapıp süresiz greve de çıkmaktan çekinmeyeceğimizi göstermek. Südwestmetall’in son teklifi kabul edilemez ve ahlaksız bir tekliftir!

GREVE HAZIRIZ

Haydar Balçık (Mercedes Hedelfingen): Sendikanın taleplerini biliyorum. Geçtiğimiz Cuma günü üretimi durdurarak eylem yaptık. Bizde yaklaşık 1000 işçi çalışıyor. Tek vardiya da yarıya yakını eyleme katıldı. Paradan çok işçilerin kalifiyeleşmesi için maddi destek ve kısmi emeklilik sözleşmesinde yaşın değişmesi gerekir. Grev olursa hazırız, yeter ki bizi tatmin eden bir sözleşme için mücadeleyi soyunulsun.

FEDAKARLIĞI BİZ YAPTIK

Tan Yıldız (Mercedes Hedelfingen): Bu zamana kadar fedakarlık yaptık mesai de ise ses çıkarmadan çalıştık. Şimdi işverenin talepleri karşılama zamanı. Sendikamızın öncülüğünde mücadeleye hazırız.

KENDİMİZ İÇİN BİR ŞEYLER

Halis Yalçınkaya (Mercedes Hedelfingen): TİS dönemi işçilerin en heyecanlı ve mücadele etme arzusunun olduğu dönemlerdir. Çünkü kendileri için bir şeyler yapmanın dönemidir, taleplerin kabul edilmesi için mücadeleye hazırız. Tekelin durumu çok iyi cirosu yeniden arttı, kârı 10 milyar avroya çıktı. Bütün bunları bizim sırtımızdan gerçekleştiriyorlar. Bu yıl 4 bin avro ikramiye verecekler bence bu ikramiyeyi kiralık ve taşeron firma işçilerine de verilmeli. Yarınları ne olacağını bilmeden en ağır yükü onlar omuzluyorlar.

İŞÇİLER YÜZDE 8 İSTEMİŞTİ

Hazni Aydoğdu (Mercedes Hamburg-Harburg İşyeri İşçi Temsilcisi) İşverenler sendikamız IG Metall’in talep ettiği yüzde 5,5 gibi bir zam artışını kabul etmiyor. Aslında bu bile düşük, fabrikada yaptığımız ön yoklamada işçiler yüzde 8 talebinin ileri sürülmesi yönünde tutum almışlardı. Sendika merkezi beklentimizin altında bir ücret talebi belirledi. Şimdi işçiler olarak sendikamızın belirlediği bu talebin gerçekleşmesi için mücadele ediyoruz. Şuana kadar 3 kez uyarı grevi yaptık. İşçiler birlik ve dayanışma içinde bu uyarı grevlerini sürdürüyorlar. Sendikamızın da işçiler güvenmesini istiyoruz. Fabrikada 3 bini kadrolu bini taşeron ve kiralık işçi olmak üzere 4 bin işçi çalışıyor, mücadelemizi birlikte sürdürüyoruz.

İŞVEREN GREVİ GÖZE ALAMAZ

Kenan Karaca (Mercedes Sindelfingen): Daimler dahil tüm firmalar karlarını açıkladılar. İşverenlerin Ludwigsburg’da yapılan ikinci tur görüşmenin akabinde hemen yüzde 2,2’yi ücret zammını ortaya atmaları, onların daha fazla verebileceklerinin göstergesi. İşler tıkırında yürürken grevle durumlarını bozmak istemezler. Çünkü Mercedes bu yıla rekor karla başladı eğer sendika zorlarsa tüm talepleri en iyi şekilde kabul ettirebilir. Bu biraz da işçilerin tutumuna bağlı

HAZIR OLDUĞUMUZU GÖSTERDİK

Mehmet Aras (Ford Köln): Metall Elektro işkolunda 3,8 milyon çalışanı kapsayan TİS görüşmelerinde bugüne kadar bir anlaşma sağlanamamıştır. Ford işçileri de diğer işletmelerde olduğu gibi üyesi olduğu IG Metall Sendikası'nın taleplerini sahiplenmiş ve sendikanın çağrısıyla üç vardiya çalışan binlerce işçi iş bırakarak uyarı grevlerine katılmıştır. Gerek patronlara, gerekse sendika yöneticilerine üretimdeki gücünü göstermiştir. Şimdi umutlar 23 Şubat’ta yapılacak olan TİS görüşmelerine odaklanmış durumda. Biz emekçiler olarak grev dahil her türlü mücadeleye hazır olduğumuzu gösterdik, sıra patronlarda ve sendika yöneticilerinde.

DAYANIŞMAMIZ GÜÇLENİYOR

Özcan Nar (Still Hamburg, İşyeri İşçi Temsilcisi): Yaklaşık 2 bin işçinin çalıştığı fabrikamızda portatif taşıyıcı üretiyoruz. Günümüzde işverenler büyük kârlar yaparlarken her şey pahalanıyor. Başta ev kiraları olmak üzere her şeye zam geliyor. İş, işçi ücretlerinin artmasına gelince işverenler direnişe geçiyorlar. Biz işçiler olarak taleplerimizin karşılanmasını istiyoruz. Sendikamızın çağrılarına ve uyarı grevlerine güçlü katılımlar oldu. Biz işçiler olarak sonuna kadar kararlıyız, aramızda çok iyi bir dayanışma var. Sendikamızın yöneticileri de kararlı davranırsa kazanacağımıza eminim. Bu süreçte diğer fabrikalardan arkadaşlarla ilişkilerimizi ve dayanışmamızı da güçlendiriyoruz.

PATRON İŞSİZLİKLE TEHDİT EDİYOR

Halil Yöndem  (Siemens Nürnberg): Çalışma koşulları diğer firmalara bakacak olursak iyi ancak işçiler yine eziliyor. Fabrikanın içerisindeki hava durumuna bağlı sağlık koşulları, daha az ücretle daha hızlı ve çok çalışmamız, patronların üzerimizde yaptığı baskılar vb. bunlar göz ardı edilemez.
Biz zam isteyeceğimiz zaman, sendikalar görüşme talep ettikleri an Siemens’deki bazı bölümlerin kapanacağı ve bu bölümlerde çalışan arkadaşların başka bölümlere verileceği korkutma politikası olarak önümüze sürülüyor. Biz uyarı grevlerinin devam etmesini gerekirse genel greve çıkılmasını istiyoruz.

KİRALIK İŞÇİLER ARTIYOR

Ute Krischanz  (Diehl Metering Ansbach): İşyerinde daha çok çalışmamız için bizlere çok baskı yapılıyor. Şartlar gitgide kötüleşiyor. Kiralık işçi olarak çalışanların sayısı artıkça artıyor ve onların bir garantisi bulunmuyor. Her an işlerinden olabilme tehlikesi içerisinde yaşıyorlar. Sendikanın istediği yüzde 5’lik zammı az buluyorum. Patronların işine geliyor bu. İstediğimiz aslında yüzde 8, yüzde 9’luk zam. Eğitim hakkının artırılması, emeklilik sözleşmesinin geliştirilmesini destekliyorum.

ESNEK ÇALIŞMA SAĞLIĞIMIZI BOZUYOR

Serkan Akanyıldız (Diehl Metering Ansbach): Yüzde 5’in yeterli olmadığını biliyoruz ama biz artık buna da razıyız. İşyerimizde çalışma koşulları o kadar esnek ki, patronlar iş alamayınca tamamen kriz atlatılmadığı için eve yollanıyoruz. Sonraki haftaya ise nasıl bir tempoda çalışıp çalışmayacağımızı bilemiyoruz. Çalışmak iş durumuna bağlı bu da işçiler üzerinde psikolojik rahatsızlıklara neden oluyor.

 
 
Kaynak: Evrensel Gazetesi