• industriAll global
  • industriAll europe
  • Retun See
  • Petrol-İş Kadın Dergisi
Belgesel: Petrol-İş Tarihi

Petrol-İş Sendikası Kadınları Şiddete Karşı Sendikalara çağrıyor

Sendikalı ol işyerinde şiddet son bulsun

25 Kasım Kadınlara Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü. Bugün tüm dünyada, kadınlar, kadın örgütleri, sendikalar, meslek örgütleri, kadınların evde, sokakta ve işyerlerinde karşı karşıya kaldıkları, şiddeti kitlesel olarak protesto, edip, kadına yönelik şiddete karşı ortak mücadele yöntemleri geliştirip ve dayanışma hatları oluşturuyor.

26.11.2014

25 Kasım kadına yönelik şiddetle mücadele günü tarihi çok eskilere dayanmıyor. 1960 yılında Dominik Cumhuriyetinde Trujillo diktatörlüğüne karşı mücadele yürüten Mirabel kardeşler hapishanedeki eşlerini ziyaret etmeye giderken yolda arabalarından zorla indirilerek tecavüz edildikten sonra öldürüldüler.

25 Kasım 1981'de Kolombiya'nın başkenti Bogota'da toplanan Birinci Latin Amerika ve Karayip Kadınlar Kurultayı  Maria Teresa Mirabel, Minerva Argentina Mirabel, Patria Mercedes Mirabel anısına bu gününün "Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele ve Uluslararası Dayanışma Günü" olmasına karar verdi daha sonra bu karar 1999'da Birleşmiş Milletler Genel Kurul'unda da kabul edildi.  25 Kasım'da yaşamını yitiren Mirabel kardeşleri anarken, ev içlerinde ve kamusal alanda kadına yönelik şiddetle mücadele yöntemleri, geliştirilen politikalar üzerinde duruluyor her yıl.

Avrupa Birliğine bağlı Temel Haklar Ajansı'nın 2012'de 28 AB ülkesinde 42 000 kadın arasında yapmış olduğu bir araştırmada, kadınlara  15 yaşından itibaren araştırmanın yapıldığı yılın bir yıl öncesine kadar uğramış oldukları bedensel ve cinsel şiddet vakaları soruldu, sonuç; korkunçtu. Buna göre AB ortalamasında kadınların yaşamları boyunca cinsel ve bedensel şiddete uğrama oranları yüzde 28 olarak çıktı.  Avrupa ortalamasının bu kadar yüksek çıkması, kadınların bu konudaki farkındalıklarından kaynaklanıyor.  Türkiye'de maalesef kadınlar öldüklerinde ancak haber olabiliyorlar.

6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'a, 1 Ağustos 2014'den itibaren Türkiye'nin de imzaladığı kadına yönelik şiddet ve ev içi şiddet konusunda devletlere ciddi yükümlülükler getiren İstanbul Sözleşmesine rağmen, Türkiye'de kadına yönelik şiddet artarken, kadın cinayetleri neredeyse cinsiyet kırımı düzeyine yükseldi. Resmi olmayan rakamlara göre 2014 yılının ilk 9 ayında  207 kadın, cinayete kurban gitti. Kadın örgütleri bir süre önce kadın cinayetlerine karşı acil önlem grubu kurarak, meclisi cinayetlerine karşı önlem alınması için olağanüstü toplantıya davet etti. 

Tüm dünyada sendikalar ve uluslararası konfederasyonlar, bir süredir  kadına yönelik şiddetle mücadeleyi sendikal politikalarının içine almaya başladılar.  Toplumsal cinsiyet temelli şiddete karşı sendikalar  uluslar arası sözleşmelere  imzalarını atıyor, 25 Kasım'da üyeleri arasında farkındalığı artırmak için kadına yönelik şiddete karşı eylemlilikler geliştiriyorlar. 

Uluslararası Çalışma Örgütü( İLO)'nun geçen yıl 8 Mart'ta yapmış olduğu açıklamanın başlığı da  “İşyerinde kadına yönelik her türlü şiddete son” idi.  İLO açıklamasında işyerinde kadına yönelik şiddetin bertaraf edilmesi ve kadın- erkek eşitliğinin inşasını, insan onuruna yakışır iş tanımının ana unsurlarından biri olarak ele alıyor, çalışma mekanlarında kadın ve erkekler için özgürlük, eşitlik, güvenlik çerçevesinde insani koşulların oluşturulması gerektiğini ileri sürüyordu.

2012 Alev Özkazanç tarafından, Çalışma Bakanlığı ve  İLO Ankara katkılarıyla yapılan İşyerinde Şiddet: Psikolojik ve Cinsel Taciz El Kitabı'nda,  Türkiye'de çalışanların yüzde 35'nin psikolojik tacize maruz kaldığı, taciz mağdurlarının yüzde 77'sinin kadın olduğu belirtiliyor. Başka bir araştırma ise Türkiye'de çalışan kadınların yüzde 14'ünün cinsel tacize uğradığını açığa çıkarıyor. Rakamın Avrupa ortalamasından düşüklüğü, kadınların bu konuyu dile getirmekten ne kadar kaçındıklarını gösteriyor.  

Türkiye'de  de kadın çalışanlar işyerlerinde şiddete, tacize ve mobbinge uğruyor ama işverenler böyle bir tehlikenin varlığını bile telafuz etmezken, sendikalar da ne yazık ki bu konuda gereken adımları atmakta pek de istekli davranmıyorlar. Oysa işyerinde kadına yönelik şiddetin her türlüsü kadınların temel haklarından biri olan çalışma hakkının da ihlalidir.

Sendikamız Petrol-İş kadın erkek eşitliğinin yaşama geçirilmesini sendikal demokrasinin ana hedeflerinden biri olarak ele alıyor, bunun için de kadına yönelik ev içinde ve çalışma yaşamında her türlü şiddete karşıdır. Petrol-İş Sendikası olarak 2011 Tarihi'nde yapılan son genel kurulumuzda yaptığımız tüzük değişikliğiyle, sendikamızın Görev ve Yetkilerinin tanımlandığı 4.  Maddenin p Fıkrasında “ Evde, işyerinde ve sendikada kadına yönelik her türlü şiddete karşı mücadele etmek” ibaresi yer almaktadır.   Buna bağlı olarak disiplin cezalarının tanımlandığı 123. üncü maddede ise, kadına yönelik, cinsel taciz, mobbing ve şiddet uygulayanlar hakkında disiplin cezası öngörülmektedir, kadına yönelik suçlarda kadının beyanı esastır.  

Sendikamız kadına yönelik şiddetle mücadeleyi ciddiye alan bir sendikadır.  25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Gününde, işyerinde şiddete, tacize mobbinge karşı tüm kadınları sendikalara çağrıyoruz.

Şiddetten arınmış işyerleri için sendikalı ol! 

Petrol-İş Kadın Servisi

 

Genel Başkanımız Ali Ufuk Yaşar, üyelerimize yönelik bir mesaj yayınladı.

Değerli üyelerimiz, Sendikal mücadelemizi ve faaliyetlerimizi ülkemiz oldukça hassas günlerden geçerken sürdürüyor,  üyelerimizin hak ve menfaatlerini en yüksek seviyeye çıkarmak için çalışmaya devam ediyoruz. Zor koşullarda çalışanların haklarını korumak ve demokrasinin olmazsa olmazı olan “örgütlü toplum”un gereğini yerine getirmek için çaba gösteriyoruz. Yarın milli bayramlarımızdan 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı'nı tüm yurtta kutlayacağız. Bu vesileyle ülkemizi empery...
devamı