• industriAll global
  • industriAll europe
  • Retun See
  • Petrol-İş Kadın Dergisi
Belgesel: Petrol-İş Tarihi

Batman Şubemizde Basın Açıklaması

21.12.2017

Batman Şubemizde TP ve diğer kuruluşlarda çalışan ve yen düzenlenecek olan taşerona kadro çalışmasına yönelik bir basın açıklması düzenlendi.
Basın açıklamasının tamamı aşağıda yer almaktadır;

BASINA VE KAMUOYUNA
TÜM TAŞERONA AYRIMSIZ KADRO İSTİYORUZ

İktidara geldiği 2002 yılından bugüne çalışma hayatında taşeron, özel istihdam bürolarına bağlı çalışma, toplum yararına programlar gibi güvencesiz istihdam biçimlerini alabildiğine yaygınlaştıran AKP iktidarı bir kez daha taşeron işçilere kadro vaat etmiştir.

Müjde olarak verilen kadro açıklamasındaki belirsizlikler sürerken bu kez de düzenlemenin OHAL yetkileri kullanılarak, hükümet tarafından Kanun Hükmünde Kararname ile çıkarılacağına dair söylemler gelmeye başladı.

Yüz binlerce taşeron işçisini ilgilendiren böylesi bir kanun OHAL’i doğuran sebeplerle hiçbir ilgisi olmadığı halde Kanun Hükmünde Kararname konu edilmesi tam bir hukuksuzluktur.

Taşeron işçilerinin durumunu, kamuoyunda açıklıkla tartışılmasına meydan vermeden, TBMM’yi devre dışı bırakarak, çözme niyetinde olanlar, şunu iyi bilmelidirler ki işçi sınıfından ve örgütlü sendikalarından kaçılarak yapılacak bir düzenlemenin bir meşruiyeti yoktur. Ve bunun karşısından tüm gücümüzle mücadele edileceği bilinmelidir.

AKP iktidara geldiği 2002 yılında kamuda ve özelde çalışan toplam taşeron işçi sayısı 387118 iken söz konusu sayı 2017 yılında 2 milyona çıkmıştır.

Kamudaki taşeron ise çok daha vahimdir. 2004 yılında kamudaki sigortalı taşeron işçi sayısı sadece 3183 iken 2017 yılında 850 bine çıkmıştır. Yani kamudaki taşeron işçi sayısı 13 yılda 267 kat artmıştır.

2015’ten bu yana taşeron konusundaki çalışmalarımız sürüyor yönünde açıklamalar yapılmaktadır. En önemlisi kamuoyunda sanki taşeron sorunu başka bir iktidar döneminde içinden çıkılmaz boyutlara ulaşmışta AKP iktidarı tarafından çözülüyormuş gibi bir hava yaratılmıştır.

Oysa yukarıda rakamlarla belirttiğimiz gibi sorunu içinden çıkılmaz hale getiren AKP iktidarıdır.

 

Geçtiğimiz yıllarda hükümetin bir seçim vaadi olarak gündeme getirdiği ve uzun süre rafta beklettiği kamuda taşeron çalışanlara kadro düzenlemesi ile ilgili geçtiğimiz günlerde hükümet yetkililerinden çeşitli açıklamalar yapılmıştır.

Henüz nihai şeklini almadığı belirtilen ve Meclis'e intikal etmemiş olan düzenlemeyle ilgili yapılan ilk açıklamalara göre, merkezi yönetimde genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri, özel bütçe kapsamındaki idareler, düzenleyici ve denetleyici kurumlar ile sosyal güvenlik kurumlarında alt işveren işçisi olarak çalışanların sürekli işçi kadrosuna alınacağı ifade edilmiştir. Bu kuruluşlara ek olarak, Belediye ve İl Özel İdarelerinde çalışan taşeron işçilerin de bu kuruluşların iktisadi teşekküllerinde istihdam edilmesi kararlaştırılmıştır.

Hükümetin açıkladığı “kamuda taşerona kadro” düzenlemesinde, kamuoyunda kamuda tüm taşeronlara kadro verileceği algısı yaratılmış ve konu adeta yeni bir seçim vaadine dönüştürülmüştür.

Ancak birkaç gün içerisinde henüz detayları açıklanmayan düzenlemenin yaldızları dökülmüş, dağ fare doğurmuştur.

Taşeron düzenlemesi, 5018 Sayılı Kanun dışında kalan özel bütçeli kuruluşlarda taşeron işçisi olarak çalışanları kapsamamaktadır. Kamu İktisadi Teşekkülleri'nden oluşan ve aralarında ülkemizin en önemli kamu kuruluşlarının yer aldığı TPAO, BOTAŞ, Eti Maden, MKE, PTT, TEDAŞ, ÇAYKUR, TCDD gibi işletmelerde çalışan on binlerce taşeron işçisi kadro dışı bırakılmıştır.

Düzenlemeye dahil edilmeyen bu kuruluşlarda, işçi sağlığı ve iş güvenliği açısından son derece riskli ve ağır çalışma koşulları söz konusudur. Kamuda taşeron çalışma sona erdirilecekse, öncelik asıl bu kuruluşlarda olmalıdır.

Hükümet tam tersi yönde hareket ederek, kamuda taşeron düzeninin devamından yana olduğunu belli etmektedir.

Düzenlemeye göre, belediyelerde çalışan taşeron işçiler ise Belediye İktisadi Teşekküllerine (BİT) geçirilecek ancak kadro alamayacak iş güvencesinden yoksun çalışacaklardır.

Düzenleme çerçevesinde kadro alabilen taşeron işçileri ise geçtikleri kurumda çalışanlarla aynı koşullarda çalışmayacak ve ücretlerinde bir değişiklik yapılmayacaktır. Bu işçiler, fiilen özel sözleşmeli personel haline getirilecek ve büyük bir ayrımcılığa maruz kalacaklardır. Kamuda adaletsiz bir istihdam sistemi oluşacak ve çalışma barışı tümüyle bozulacaktır.

Ayrıca kadroya alımlarda sözlü ve yazılı sınav yapılacak, istismara son derece açık güvenlik soruşturması ile kadrolaşmanın önü açılacaktır.

Taşeron çalışma, insan onuruna aykırı bir istihdam biçimidir. Sadece kamuda değil özel sektörde de tümüyle ortadan kaldırılmalıdır.

İlan edilen düzenlemenin, taşeronla mücadeleye hizmet edebilmesi için; kadroya alınacak işçilerin kuruluşlarda benzer işleri yapanlarla aynı maddi ve sosyal haklara sahip olması ve düzenlemede kapsama KİT'lerin de dahil edilmesi gerekmektedir. ,

Batman Demokrasi Platformu olarak, AKP iktidarını bir kez daha uyarıyoruz.

Düzenlemenin yeni bir kadrolaşma hamlesine dönüşmesine ise asla izin verilmemelidir.

Kamuda taşeron çalışanlara ayrımsız ve eşit koşullarda kadro sağlanmalıdır!

Nihai olarak yapılması gereken ise kamudan başlayarak taşeron çalışma biçiminin özel sektörde de tümüyle kaldırılmasıdır.

Alın teriyle çalışan milyonlarca emekçinin sahte vaatlere karnı toktur. Taşerona kadro denilerek yeni adaletsizlikler yaratılmasına ve ayrımcılık yapılmasına izin vermeyecek, sendikalar ve emek örgütleri olarak adil bir düzenleme yapılması için ve taşeron işçiliğe karşı mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz.

Taşeron sorununa tam çözüm için
Ayrımsız tüm taşerona kadro

Tüm çalışanlara güvenceli gelecek,
İnsanca yaşam mücadelemiz kararlılıkla sürecek

 

                                                                   Kamuoyuna saygıyla duyurulur,

                                                                 Batman Demokrasi Platformu

 

 

FLORMAR'DA DİRENİŞ SÜRÜYOR

Gebze Organize Sanayi Bölgesi'nde kurulu bulunan ve ülkemizin önde gelen kozmetik firmalarından birisi olan Flormar'da işçiler, sendikalaştıkları için işten çıkartılıyorlar. Bugün itibariyle işten çıkarılan işçi sayısı 115'e ulaştı. İşveren önce sendikalaşma çalışmasının öncü işçilerini işten çıkarırken, şimdi başlayan direnişe destek veren işçileri işten atmaya başladı. Öyle ki, tezgah başında birlikte çalışırken işten atılıp direnişe geçen işçi arkadaşlarını alkışladığı için işçiler kapı önüne...
devamı