• industriAll global
  • industriAll europe
  • Retun See
  • Petrol-İş Kadın Dergisi
Belgesel: Petrol-İş Tarihi

Gebze Şubemizde Temsilciler Kurulu Toplantısı Yapıldı

17.04.2019

Gebze Şubemizde Genişletilmiş Temsilciler Kurulu toplantısı 17 Nisan Çarşamba günü Gebze Şube binamızda gerçekleşti. Toplantıda işyerlerinin problemleri, devam eden sözleşmeler,  örgütlenme çalışmaları, kıdem tazminatı ,BES uygulamaları, sendikal hareket ve ülke gündemine dair konular konuşuldu.

Kıdem tazminatı işçinin son güvencesidir
KIDEM TAZMİNATI HAKKIMIZI SONUNA KADAR SAVUNACAĞIZ!

İşçi sınıfının elinde kalan son kazanımlardan birisi olan kıdem tazminatı hakkı, hükümet tarafından bir kez daha tartışma konusu yapılmakta ve gündeme getirilmektedir. Kriz koşulları giderek ağırlaşırken, kıdem tazminatı hakkı tasfiye edilmek istenmekte ve krizin faturası emekçilere çıkarılmaktadır.

Sermaye için işçilik maliyetlerini düşürülmesi ve ekonomiye yeni fon sağlanması amacıyla gündeme getirilen bu düzenleme, kriz fırsatçılığından başka anlama gelmez. Ancak burada hesap hatası yapılmaktadır, ne sendikalar ne de emekçiler kıdem tazminatını kriz fırsatçılığı ile elinden alınmasına izin vermez!

Kıdem tazminatı bizim kırmızı çizgimizdir..!

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak geçen hafta açıkladığı programda, kıdem tazminatının bireysel emeklilik sistemi (BES) ile entegre edileceğini ve bu doğrultuda kıdem tazminatı reformu gerçekleştirileceğini belirtmiştir. Buna göre, kıdem tazminatında fon hesabına geçilmesi planlanmaktadır.

Zorunlu BES uygulamasının yaygınlaştırılması ve tümüyle zorunlu hale getirilmesi planları ile kıdem tazminatının fona devredilmesi uygulaması tek paket olarak düzenlenecektir. Emekçilere tek paketle birden çok kazık atılacak, tasarrufların arttırılması adı altında işçinin kazanımlarına el konulacaktır.

Kıdem tazminatı hakkı, işçilerin 82 yıllık kazanılmış hakkıdır. Ancak yıllar içerisinde kıdem tazminatında genişleyen haklar, 1980 Darbesi ile tırpanlanmış ve kıdem tazminatına tavan uygulaması getirilmiştir.

Şimdi hükümet, geçmişte darbe hükümetlerinin başladığı işi tamamlamak istemekte ve kıdem tazminatını tümüyle tasfiye etmeye çalışmaktadır.

Kıdem tazminatında, daha önce de gündeme gelen, fon sistemine geçilmesi ile birçok hakkımız elimizden alınacaktır.

Hak kazanma koşulları zorlaşacak

Medyada, her ne kadar, işçilerin bu düzenleme ile birlikte kıdem tazminatından yararlanmaları kolaylaşacak deniyorsa da, durum tam tersi olacaktır.

Hükümet yetkililerinin “Mevcut durumda işçilerin oldukça az bir bölümü yararlanıyor” argümanıyla savundukları yeni kıdem tazminatı düzenlemesi ile işçilerin kıdem tazminatına hak kazanma koşulları daha da zorlaştırılmaktadır.

Mevcut sistemde askerlik durumunda, kadınların evliliğinden sonra, emekliliği bekleme ve işveren tarafından işten atılmalarda kıdem tazminatından derhal yararlanabilme olanağı kaldırılacaktır.

İşçiler kıdem tazminatlarının tümünü ise ancak emekli olduklarında çekebileceklerdir. Emekliliğin mezara ertelendiği ülkemizde, bu durum, işçinin kıdem tazminatına mezarda kavuşması anlamına gelmektedir.

İş güvencesi olma niteliği ortadan kalkacak

Kıdem tazminatında fon sistemine geçilmesi ile birlikte, bu hakkın işçilerin işten çıkarılmasını zorlaştırması ve dolayısıyla bir iş güvencesi olarak işlev görmesi durumu ortadan kalkacaktır.

Son açıklanan istatistikler, resmi rakamlara göre işsizlik oranının %14,7’ye yükseldiğini göstermektedir. İşsizlik bir yılda yaklaşık 4 puan artış göstermiştir. İşsizlerin sayısı resmi olarak 4,7 milyon kişiye yükselmiştir.

Fakat, işsizlerin sayısı gerçekte 7,5 milyonu aşmakta ve gerçek işsizlik oranı %22’ye ulaşmaktadır. Kriz etkisini iyiden iyiye göstermekte ve faturayı işsiz kalarak emekçiler ödemektedir. Bu koşullar altında, hükümetin kıdem tazminatını fona devretmesi, işçiler için yeni bir yıkım getirecektir.

Çünkü, kıdem tazminatında fon sistemi ile birlikte, çalışanlarını işte atarken ödeme yapmak zorunda kalmayacak olan işverenlerin işçiyi işten çıkarması kolaylaşacak, işgücü piyasası daha da esnekleşecektir.

İşçinin temel hakkı piyasanın insafına bırakılacak

Kıdem tazminatında yeni düzenleme uyarınca toplanan kıdem primleri, kurulan fonlarda toplanarak piyasanın ve ekonominin ihtiyaçlarına yönlendirilecektir. Zorunlu BES ile entegre edilecek kıdem tazminatı fonunun, emeklilik sigortası şirketleri tarafından işletilmesi durumunda, çalışanların en büyük güvencesi olan kıdem tazminatı, emeklilik şirketleri tarafından kıdem tazminatı yatırım fonları oluşturularak piyasanın konusu haline getirilecektir.

Devlet tarafından işletilen bir fon olursa, özerk bir niteliği olmayacak ve siyasi amaçlar için heba edilecektir. Konut Edindirme Yardımı, Zorunlu Tasarruf gibi uygulamalar hatırlanacaktır. Bu tür fonlar, hükümetlerin elinde batık hale gelmiş, buharlaşmıştır.

Yine işsizlerin ihtiyaçları için oluşturulan İşsizlik Sigortası Fonu bugün hükümetlerin yanlış kararlarıyla, işsizlerden çok işverenler için kullanılan bir fon haline gelmiştir.

Ülkemizde fonların karnesi zayıftır, her biri ya batmış ya da işlevini yerine getirememiştir.

Şimdi, kurulacak kıdem tazminatı fonu ile işçinin en temel hakkı, yıllarca alınteri ile birikim yaptığı bu kazanımı, piyasa risklerine tabi olacak ve piyasanın insafına terk edilecektir.

Son alınan ücret ile kıdem tazminatının bağı koparılacaktır

Kıdem tazminatı, işveren ve hükümet kesiminin savunduğu gibi işçilere verilen ek bir ödeme olarak görülemez. Kıdem tazminatı, “ödenmesi sonraya bırakılmış ücret parçası” olarak değerlendirilmelidir. Bu açıdan kıdem tazminatı, işçinin yıllarca birikmiş emeğinin karşılığıdır ve ücret hakkından ayrı değerlendirilemez. Dolayısıyla, kıdem tazminatı işverenler için bir yük değil temel ücret gibi ödenmesi zorunlu bir hak ve yine işçilerin ücret hakkının içerisindeki en temel kazanımlarından birisidir.

Kıdem tazminatının en önemli işlevlerinden birisi işçinin işten çıkarılması halinde işsiz kaldığı dönemde aldığı kıdem tazminatı ile geçinmesidir. Bu düzenleme geçtiğinde işçi, işsiz kaldığı dönemde bir para almayacağı için mağdur olacaktır.

Ayrıca, halihazırda uygulanan kıdem tazminatı sisteminde işçinin bu hakkı, aldığı son ücreti üzerinden hesaplanmaktadır. Fon sistemine geçildiğinde, son kazanılan ücret ile kıdem tazminatı arasındaki bağ kopacaktır.

Henüz ayrıntıları kamuoyu ile paylaşılmayan kıdem tazminatı düzenlemesi ile gün sayısının düşürülmesi de yüksek olasılıkla gündeme gelecektir. Bu durum, işçinin doğrudan hak kaybına uğraması demektir.

Tüm bu sakıncaları ortada iken, on milyonlarca çalışanı ilgilendirecek böylesi bir düzenlemenin hiçbir mantıklı gerekçesi olamaz!

Bilindiği üzere, konfederasyonumuz Türk-İş son genel kurulunda, kıdem tazminatı konusunun genel grev nedeni olduğu yönünde bir karar almıştır. Diğer konfederasyonlar ve birçok sendika da, bu düzenlemeye tepkilerini şimdiden ortaya koymuştur.

Kıdem tazminatı kırmızı çizgimizdir!

Kıdem tazminatında kırmızı çizgimiz, yalnızca tazminat hesabında kullanılacak gün sayısına ilişkin değildir. Bu hakkımızın fon adı altında piyasanın insafına bırakılmasına, yararlanma koşullarının zorlaştırılmasına, ancak emeklilikte yararlanılabilecek bir şekilde düzenlenmesine ve iş güvencesi niteliğinin ortadan kaldırılmasına da karşı olduğumuzun altını çiziyoruz.

Sendikamız, kıdem tazminatı ile ilgili düzenlemede herhangi bir adım atılması halinde, son kalemiz olan kıdem tazminatı hakkını sonuna kadar savunacak ve “genel grev” kararının gereğini yerine getirecektir.

Hükümet, bu düzenlemeyi derhal gündeminden düşürmelidir. Kriz koşullarında emeğin haklarının tırpanlaması ve bu yolla sermayeye kaynak aktarılması planlarından vazgeçilmelidir.

Tüm konfederasyon, sendika ve emek örgütlerini, kıdem tazminatı hakkını savunmak için ortak bir mücadele hattı örmeye ve bir eylem programı ilan etmeye çağırıyoruz. İşçi sınıfının bugün hiç olmadığı kadar dayanışmaya ve birliğe ihtiyacı bulunmaktadır.

Kıdem tazminatı hakkımızı sonuna kadar savunmak zorundayız, savunacağız!

Kamuoyuna saygıyla duyurulur,

Petrol-İş Sendikası
Gebze Şube Başkanı
Süleyman Akyüz

 

MERKEZ YÖNETİM KURULUMUZDAN AÇIKLAMA!

Kamuoyuna, Ülke ekonomisi ve sanayisi için atfettiği  büyüklük ve anlamı yanı sıra Tüpraş'ı, bugünlere getiren endüstriyel ilişkiler özel örnekliğinin,  bir paydası ve parçası olarak gurur duyduğumuzu, her zaman açıkça ifade etmekteyiz. Bugüne kadar 11 toplu iş sözleşmesi müzakeresi yapılmış ve bunlardan  8 oturumda her hangi bir maddede mutabakat sağlanmamış olmasına rağmen,   Petrol-İş Sendikası 70 yıla yaklaşan mücadele geleneği ve endüstriyel ilişkilerdeki düzenley...
devamı