• industriAll global
  • industriAll europe
  • Retun See
  • Petrol-İş Kadın Dergisi
Belgesel: Petrol-İş Tarihi

Tüpraş,10.İdare İhale İptal Kararı ile ilgili Danıştay Kararı

  T.C

         DANIŞTAY

     ONUNCU DAİRE

Esas No:2004/8257

 

Temyiz eden ve Yürütmenin Durdurulmasını İsteyen (Davalı):Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, Ziya Gökalp Cad. No: 80 Kurtuluş/ANKARA

22.06.2004

  T.C

         DANIŞTAY

     ONUNCU DAİRE

Esas No:2004/8257

 

Temyiz eden ve Yürütmenin Durdurulmasını İsteyen (Davalı):Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, Ziya Gökalp Cad. No: 80 Kurtuluş/ANKARA

Vekili                                                             :Av. Aykut Bakırcı-Aynı adreste.

Karşı Taraf (Davacı)                                      : Türkiye Petrol, Kimya, Lastik İşçileri Sendikası

Vekili                        :Av.Gökhan Candoğan, Tarlabaşı Bulvarı Al Hatun                         Sok.No:27/3, Tepebaşı,Beyoğlu/İSTANBUL

 

İstemin Özeti                                              :Türkiye Petrol Rafinerileri A.Ş.’deki

( TÜPRAŞ)%65.76 oranındaki kamu payının blok olarak satışına ilişkin ihaleyi sonuçlandıran 13.1.2004 tarihli ihale komisyonu kararının iptali istemiyle açılan davada, Ankara 10.İdare Mahkemesince ihale komisyonu kararının iptali yolunda verilen 2.6.2004 gün, E:2004/293, K:2004/1192 sayılı kararın,dava konusu edilen Komisyon Kararının İdari davaya konu edilebilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem olmaması nedeniyle davanın öncelikle davanın usul yönünden reddedilmesi gerektiği,esas yönünden ise hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek temyizen incelenerek bozulması ve yürütmesi durdurulması istenilmektedir.

           

 Danıştay Tetkik Hakimi       : Aytaç Kurt

 Düşüncesi                    : Yürütmenin durdurulması isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

 Danıştay Savcısı          : Emin Celalettin Özkan

 Düşüncesi                    : Temyizen incelenerek bozulması ve yürütülmesinin durdurulması istenilen İdare Mahkemesi kararında davaya konu edilen işlem; Türkiye Petrol Rafinerileri A.Ş.’deki(TÜPRAŞ) %65,76 oranındaki kamu payının blok olarak satışına ilişkin ihaleyi sonuçlandıran 13.1.2004 tarihli İhale Komisyonu Kararı’dır.

 

            Söz konusu karar; TÜPRAŞ’ın özelleştirmesine karar verildikten sonra satışına kadar izlenmesi gereken yönteme ilişkin işlemler zincirinin bir aşamasını oluşturmaktadır.

 

            İhale sonucunda TÜPRAŞ’ın %65,76 oranındaki hissesinin 1.302.000.000.-ABD Doları karşılığında Efremov Kautschuk GMBH Şirketine satılmasına ilişkin olarak İhale Komisyonu tarafından alınan karar üzerine Rekabet Kurulundan izin alınmış; Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun 6.2.2004 tarih ve 2004/10 sayılı kararı ile de hisselerin adı geçen firmaya satılmasına karar verilmiştir.

 

            Dava ve temyiz dosyasının incelenmesinden;davacı Petrol-İş Sendikası tarafından davalı idare aleyhine TÜPRAŞ’ta bulunan %65.76 oranındaki kamu hissesinin Efremov Kautschuk GMBH Şirketine 1.302.000.000.-ABD Doları karşılığında satılması yolundaki İhale Komisyonu kararının onaylanmasına ilişkin Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun 6.2.2004 tarih ve 2004/10 sayılı kararının iptali ve yürütülmesinin durdurulması istemiyle Ankara 1.İdare Mahkemesi’nin 2004/409 Esasına kayıtlı olarak açılan ve halen derdest olan bir davanın bulunduğu anlaşılmaktadır.

 

            Davalı idarece, dava konusu yapılan ihale sürecinin,İhale Komisyonu’nun ihale sonucuna ilişkin kararının Özelleştirme Yüksek Kurulu’nca onaylanması ile tamamlandığı ancak ÖYK Kararı ile Hukuk düzeninde değişiklikler meydana getirebilecek,olan ihale komisyonu kararının davaya konu edilemiyeceği öne sürülmektedir.

 

            Ayrılabilir işlem teorisine göre, birden çok işlemden oluşan bir süreçte, işlemlerden her birinin nihai işlemden ayrı, ondan bağımsız bir kimliği veya etkisi var ise, iptal davasının konusunu oluşturmak bakımından, içinde bulunduğu idari süreçten ayrılarak iptal davasına konu olabilecekleri kabul edilmektedir.

 

Bu durumda, davalı idare iddiasının aksine davaya konu edilen İhale Komisyonu kararı, kesin, yürütülmesi zorunlu bir işlem olup, tek başına idari davaya konu edilebilecek niteliktedir.

 

            Nitekim, %65,76 oranındaki kamu hissesinin satış yöntemiyle blok olarak özelleştirilmesine ilişkin 7.6.2004 tarihli ihale ilanı ve bu ilana dayanak alınan kararın iptali istemiyle de Ankara 12. İdare Mahkemesi’nin 2003/1013 Esasına kayıtlı olarak açılmış bulunan dava da bu türdeki işlemlerin idari davaya konu olabileceğinin diğer bir göstergesidir.

 

            Dava ve temyiz dosyasının incelenmesinden; Türkiye Petrol Rafinerileri A.Ş.( TÜPRAŞ) &65,76 oranındaki kamu payının blok olarak satışına ilişkin ihaleyi sonuçlandıran 13.1.2004 tarihli ihale komisyonu kararının temyizen incelenerek bozulması ve yürütülmesinin durdurulması istenilen İdare Mahkemesi kararında belirtildiği gibi, 4046 sayılı Yasa’ya, 7.6.2003 İhale Şartnamesine ve kamu yararına aykırı olduğu anlaşılmaktadır.

 

           Öte yandan,4046 sayılı Yasa’nın ekonomide verimlilik ve kamu giderlerinde azalmayı amaçlarken kamu yararını dikkate almayacağı düşünülemiyeceği gibi, Türkiye’nin ham petrol işleme kapasitesinin yılda 32 milyon ton olduğu dikkate alındığında, yılda 27.6 milyon ton ham petrol işleme kapasitesi ile Türkiye’nin toplam ham petrol işleme kapasitesinin %86’sına sahip olan TÜPRAŞ gibi büyük bir kuruluşun özelleştirmesi yolu ile satışında kamu yararının da ön planda tutulması gerekmektedir.

 

         Temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, temyiz edilen kararın yürütülmesinin durdurulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 52nci maddesi uyarınca istemin reddi gerekeceği düşünülmektedir.

 

TÜRK MİLLETİ ADINA

 

Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesince gereği düşünüldü:

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2.maddesiyle tanımlanan iptal davasına, idarenin tek taraflı irade beyanıyla, kişilerin hukuksal durumlarında değişiklik meydana getiren ve yürütülmesi zorunlu işlemin konu edilebileceği tartışmasızdır.

 

4046 sayılı Özelleştirme Uygulamalarının Düzenlenmesine ve bazı  Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun” Özelleştirme Yöntemleri, Değer Tespiti, İhale Yöntemleri” başlıklı 18. maddesinin (c) bendinde ihale işlemlerinin bu Kanuna göre oluşturulan ihale komisyonlarınca yürütüleceği; son fıkrasında ise; İhale işlemleri sonucunda ihale komisyonunca verilen kararların idare tarafından Kurulun onayına sunulacağı( Danışman seçimine ilişkin ihale sonuçları hariç) ve sonuçların Kurulun onayını müteakip kamuoyuna duyurulacağı hükme bağlanmıştır.

 

Özelleştirmenin, Kuruluşun blok satışı yoluyla gerçekleştirilmesi halinde, ihale süreci;ihale komisyonunun oluşumu, ihaleye çıkarma ve ihale ilanının yayınlanması, ihale komisyonunca ihalede uygulanan yöntemle ihalenin karara bağlanması ve nihayet Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun ihale komisyonu kararını onaylanması ile tamamlanmaktadır.

 

Bu durumda, özelleştirme konusunda ilgili şirketle sözleşme sonucunu doğuracak işlemler zincirini oluşturan her işlemin nihai işlemden ayrı, ondan bağımsız bir hüviyeti ve etkisi olması durumunda, sonuç işlemden ayrılarak ayrı ayrı dava konusu edilebilmeleri mümkün bulunduğundan, satış işleminin bir aşamasını oluşturan dava konusu ihale komisyonu kararı tek başına iptal davasına konu edilebilecek kesin, yürütülmesi zorunlu ve dava konusu edilebilir bir işlem olduğundan, davalı idarenin usule yönelik iddiası yerinde görülmemiştir.

 

İşin esasına gelince, Ankara Onuncu İdare Mahkemesinin temyiz konusu 2.6.2004 gün, E:2004/293, K:2004/1192 sayılı kararının dayandığı hukuki gerekçeler karşısında temyiz dilekçesinde ileri sürülen hususlar, temyizen incelenen kararın yürütülmesinin durdurulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, 2577 sayılı Yasanın 52.maddesi uyarınca istemin reddine 22.6.2004 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

 

     Başkan                        Üye                 Üye                    Üye                       Üye

Zafer Kantarcıoğlu       Serap Aksoylu     Ahmet Başpınar     Orhun Yet            Kırdar Özsoylu

 

 

 

(X) AZLIK OYU

 

            2577 sayılı Yasanın 15/1-b maddesinde dava konusu işlemin, Yasanın 14/3-d maddesinde tanımlandığı üzere idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olmaması durumunda davanın reddine karar verileceği düzenlenmiştir.

            Bir idari işlemin kesin olmaması, işlem oluşması için öngörülen sürecin tüm aşamaları ile tamamlanıp, yetkili makamca onaylanarak, başkaca bir işlemin varlığına gerek olmaksızın doğrudan çeşitli hukuki sonuçlar yaratmak etkisini haiz uygulanabilir duruma gelmiş olmasıdır.

            4046 sayılı Yasa uyarınca özelleştirme programına alınan kuruluşların özelleştirme yöntemlerinin uygulanmasına ilişkin ihale işlemleri, Yasanın18. maddesinin (c ) bendinin son fıkrası gereğince, ihale komisyonlarının kararının Özelleştirme Yüksek Kurulu tarafından onaylanması ile kesinleştiğinden bu onay olmaksızın hukuki sonuç yaratmak niteliğini haiz olmayan ihale komisyonu kararlarının bir idari davaya konu olabilmesine imkan bulunmamaktadır.

            Uyuşmazlık konusu olayda da Özelleştirme Yüksek Kurulu’nca onaylanmadan ihale komisyonu kararının iptali istemiyle açılan davada ortada idari davaya konu edilebilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu bir idari işlem bulunmadığından, İdare Mahkemesince davanın incelenmeksizin reddi gerekirken işin esasına girilerek karar verilmesinde mevzuata uyarlık bulunmadığından, 2577 sayılı Yasanın 49 ve 52. maddeleri uyarınca Mahkeme  kararının yürütülmesinin durdurulması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyorum.

 

Üye

Orhun  Yet